Arıların gizemli dünyasına yolculuk

Arıların gizemli dünyasına yolculuk

Arıların gizemli dünyasına yolculuk

Hayvanlar aleminin, en mükemmel yaratılışlı varlıklarından olan arılar, sahip oldukları özellikler ve disiplinli çalışma hayatlarıyla, son derece dikkat çekiyor. Gerek üretkenlikleri gerekse de yaptıkları mucizevi besin ‘bal’ ile ayet ve hadislere de konu olan arılar, aralarındaki intizamla pek çok bilim adamını hayretler içinde bırakıyor. Bugüne kadar arılar üzerinde çok detaylı araştırmalar yapılmıştır. Şüphesiz bu araştırmaların en kapsamlısı, arıların yaşayışları hakkındadır. 
Arıların dünyasına bakıldığında, insanın bile düşünemeyeceği ayrıntıları düşündükleri, kovan adı verilen bir yaşama alanı oluşturup, burada sistemli ve mükemmel bir düzen kurdukları görülüyor. Yaptıkları ciddi ve zahmetli bir çalışmanın ardından da ortaya, lezzet ve şifa kaynağı olan ‘bal’ çıkıyor. Peki ama arılar nasıl yaşar; balı nasıl üretir; bunu üretirken hangi çalışmaları yaparlar? Merak edilen bu soruların cevaplarını öğrenmek için, sizi arıların mucizevi dünyalarına götürüyoruz.

Bal arısı ve petek

Arı kovanında hayat
Yirmi bin türden oluşan, birkaç familyaya sahip olan arılar, hayvanlar dünyasındaki en çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahip, sosyal hayatları ile diğer pek çok canlıdan ayrılan, aralarındaki iletişim ile kendilerini inceleyen bilim adamlarını hayretler içinde bırakan canlılardır.
Bal arıları ise, diğer arılardan farklı özelliklere sahiptir. Koloniler halinde ağaç kovuklarında veya benzeri kapalı mekanlarda kendilerine yuva yaparlar. Bir arı kolonisi, bir kraliçe, birkaç yüz erkek ve 10 ila 80 bin işçi arıdan oluşur. Görünüş olarak birbirinden farklı olan bu üç arıdan kraliçe arı ve işçi arılar dişidir. 
Arı kovanındaki hayatın her aşamasında, bir düzen vardır. Larvaların bakımından, kovanın genel ihtiyaçlarının teminine kadar her görev hiç aksamadan yerine getirilir. Bu düzenin en belirgin örneklerinden biri de kovandaki yavruların bakımı sırasında ortaya çıkar.

Arıların dünyaya gelişi
İşçi arıların, üzerine mumdan hafif kubbeli bir kapak örmesiyle larvalar, pupa dönemine girer. Arı pupası, bulunduğu hücrenin içinde 12 gün boyunca kalır. Bu süre içinde hücrede dıştan herhangi bir değişiklik gözlenmez. Oysa hücrenin içindeki pupa sürekli büyüme halindedir. Arı yumurtası kraliçe arı tarafından hücreye bırakıldıktan tam üç hafta sonra hücrenin kapağı yırtılır ve içinden uçmaya hazır bir şekilde balarısı çıkar. Bundan sonra pupanın dış yüzeyi ölü bir kabuk olarak hücrede kalır. Balarısı hücreden ne larvaya ne de pupaya benzemeyen, bambaşka bir canlı olarak çıkar. 
Arıların yavrularına gösterdikleri şefkat
Bazı canlı türlerinde yavruların bakımı diğerlerine göre daha fazla özen gerektirir. Özellikle yumurta, larva, pupa gibi değişik evrelerden geçerek erişkin hale gelen canlılarda, her evrede farklı yönde bir bakım uygulanır.
Arılar da farklı büyüme evrelerinden geçerler. Arı yavruları, sırasıyla larva ve pupa evrelerini tamamlayarak erişkin hale gelirler. Kraliçe arının yumurtaları bırakması ile başlayan bu dönem boyunca arı yavrularına son derece özenli ve dikkatli bir bakım uygulanır.
Yumurtaların gelişimi için gerekli olan şartların sağlanmasından, yumurtadan çıkacak larvaların ihtiyaçları olan besin maddelerinin temin edilmesine, hücre sıcaklıklarının sabit tutulmasından, özel hücre kontrollerine kadar pek çok şey özel olarak ayarlanır. İşçi arılar, detaylı metotlar kullanarak larvalara çok dikkatli bir bakım uygularlar.
On binlerce arının yaşadığı kovandaki mükemmel düzen
Bir kovanda sayıları 10.000 ile 80.000 arasında değişen arı yaşar. Bir arada yaşayan arı sayısının fazlalığına rağmen aralarındaki kusursuz iş bölümü ve disiplin sayesinde, kovandaki işlerde hiçbir aksama olmaz ve kovan içinde hiçbir kargaşa da yaşanmaz.
Arıların kurduğu düzeni, insanların kurması oldukça zahmet gerektiren bir işlemdir. Oysa bir arı, hücresinden ilk çıktığı andan itibaren bu düzeni nasıl sürdüreceğini, düzendeki görevini, nerede, ne zaman, nasıl davranması gerektiğini bilir. Üstelik bu canlıları yönlendiren, onlara neler yapmaları gerektiğini bildiren başka arılar yoktur. Bu canlılar hiçbir eğitim de almazlar ama son derece disiplinli bir şekilde görevlerini yerine getirirler.
“Rabbin bal arısına vahyetti. Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda  uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.” (Nahl Suresi 68/69). Bu ayette de görüldüğü gibi, Allah onlara yapacakları işi "ilham etmiştir". Karanlık bir kovanda on binlercesi bir arada yaşayan arıların aralarındaki düzeni ve kusursuz disiplini sağlayan, sonsuz bir güç ve ilim sahibi olan Allah'tır.
Kovanın en çalışkan elemanları: işçi arılar 
Kovandaki en çalışkan arılar, işçi arılardır desek hiç de yanlış olmaz. Kovandaki işlerin aksamamasında ve düzenin sağlanmasında işçi arılar, önemli bir yere sahiptir. Yavru arıların bakımı, temizlik, beslenme, yiyecek toplama ve depolama, güvenlik gibi pek çok işten işçi arılar sorumludur. Kraliçe gibi dişi olan işçi arılar, hücrelerinden çıkar çıkmaz, büyük bir hızla kovanın işlerine koyulurlar.  
Her arının belli sorumlulukları olmasına karşılık, acil durumlarda arılar, görevlerinde değişiklik yapabilirler. Bu, arı kovanı gibi kalabalık bir topluluk için son derece önemli bir olaydır. Eğer arılar arasındaki görev dağılımı, katı kurallara bağlı olsaydı, beklenmeyen bir olayla karşılaşıldığında koloni zor durumda kalabilirdi. 
İşçi arıların hayatlarındaki dönüm noktaları

Kuluçka temizleme dönemi
Bir işçi arının, kovandaki ilk görevi temizliktir. Pupadan çıkan arı, hemen temizliğe başlar. Öncelikle kendi hücresinden başlayarak ilk iki gün boyunca kuluçka hücrelerini temizler. Kraliçe arı sürekli yumurtladığı için, yeni hücrelere ihtiyaç vardır. Bu nedenle boşalan hücrelerin, hemen temizlenerek yeni yumurtalar için hazırlanması gerekmektedir. Yaşamlarının daha sonraki bölümlerinde de işçi arılar, kovanın genel temizliğinden sorumlu olacaklardır.

Larva bakıcılığı dönemi
İşçi arılar hayatlarının 3. gününden itibaren larvaları besleme işini üstlenirler. Bu konuyla ilgili her türlü detayla özenli bir şekilde ilgilenirler. 
Arı larvalarının bakımı diğer pek çok canlı türüne oranla daha fazla özen ve dikkat ister. Burada önemli olan nokta, larvaların beslenme şekillerinin şartlara göre değişiklik göstermesidir. Larvanın yaşı, ileride kovan içinde ne gibi bir görevinin olacağı gibi etmenler bu beslenme üzerinde rol oynar. Dadı arılar özel bir beslenme listesine uyarak larvaların bakımını yaparlar.

Peteğin inşa edildiği dönem
10. günden itibaren arılar, kovan dışına çıkarak çevre hakkında bilgi edinirler. Bu onların kovanı ilk terk edişleridir. Bu arada işçilerin karnındaki balmumu bezleri gelişmeye başlar ve 12. günlerinde olgunlaşarak balmumu üretecek hale gelirler. 12 günlük olan işçiler, arı yavrularını beslemeyi keserler ve birbirine eşit altıgenlerden oluşan peteğin inşasına koyulurlar. Bu dönemde arılar çok önemli üç iş daha yaparlar. Bunlardan ikisi, dışarıdan getirilen yiyecekleri diğer arılara dağıtmak ve petek hücrelerine depolamaktır. Arılar kovana dönen nektar toplayıcılarından balı alır; bunu aç arkadaşlarına bölüştürür veya duruma göre bal odalarına depo ederler. 

Kovandaki büyük temizlik
İşçi arıların aynı dönemde yaptıkları üçüncü iş ise kovan temizliğidir. Temizlik, kovan sağlığı açısından çok önemlidir. Bu yaştaki arılar, hücrelerden yeni çıkan arıların geride bıraktıkları parçaları, işi biten petek kapakçıklarını, kovan içinde ölmüş olan arıların cesetlerini ve buna benzer pek çok yabancı maddeyi kovanın çıkışına sürükler ve metrelerce uçarak kovandan uzağa atarlar.
Ancak eğer kovan içinde bulunan şey, taşıyamayacakları kadar büyükse, bunu "propolis" adı verilen bir madde ile kaplarlar. Arılar, propolisi bazı ağaçların yapışkan tomurcuklarından alt çeneleri yardımıyla kemirdikleri reçineye ağız salgılarını ekleyerek üretir. Daha sonra arka ayaklarındaki özel keselere yerleştirerek kovana taşırlar. Arı reçinası da denen propolisin en önemli özelliği, içinde bakteri barınamamasıdır.

Propolisin çok yönlü kullanımı
Arı reçinesinin (propolisin) diğer bir kullanım yeri ise, kovan inşaatıdır. Arılar kovandaki çatlak ve delikleri bu maddeyle sıvarlar. Ayrıca sıcaklığın çok yüksek olduğu bazı volkanik arazilerde, peteklerin erimemesi için, petek hammaddesi olan balmumuna reçine ekleyerek balmumunun dayanıklılığını artırdıkları da gözlenmiştir.

Besin toplama dönemi
İşçi bal arılarının, hayatlarının son dönemlerindeki görevleri besin toplamaktır. İhtiyaçları olan tüm besin maddelerini, çiçeklerden temin ettikleri polen ve nektar sayesinde karşılarlar. Polen protein yönünden zengin bir maddedir, nektar ise hem enerji kaynağı hem de balın ana maddesidir. Arılar kışın besin bulamayacakları için kovanlarına bal depo ederler. Kış için, ayrıca polen depo edilmez, yalnız yağmurlu havalarda kullanılmak üzere yavru arılara yetecek kadar polen biriktirilir.
Arılar, çiçeklerden topladıkları poleni doğrudan doğruya kullanmaz, "arı poleni" veya "arı ekmeği" adı verilen bir maddeye dönüştürürler. Bu dönüşüm çiçeklerden toplanan polenlere nektarla birlikte bazı enzimlerin eklenmesiyle sağlanır. Elde edilen bu madde sadece beslenme için kullanılır.
Arıların vücutları, polen ve nektar toplamak için tasarlanmış özel sistemlerle donatılmıştır. Arılar, nektarı bal kesesine doldurmak için yutar. Polenler ise nektar gibi yutulmaz, kümeler halinde arıların arka bacaklarının yan taraflarına yapışık olarak, açıkta kovana taşınır.

Kovanın devamlılığını sağlayan kraliçe arı
Arı kovanında kısa bir gözlem yapılırsa, işçi arıların kendilerine göre daha büyükçe olan bir arıya, özel bir itina gösterdikleri görülecektir. Beslenmesi, temizliği, güvenliği gibi tüm ihtiyaçları diğer arılar tarafından karşılanan bu arı, koloninin devamlılığını sağlayan ‘kraliçe arı’dır. Bir kovanda yaşayan işçi arıların sayısı, on binlerle ifade edilirken, sadece bir tane kraliçe bulunur. Kraliçenin varlığı, arılar için hayati bir öneme sahiptir. Çünkü yumurtlayarak koloninin devamını sağlayan, kraliçe arıdır. Bundan başka, kolonideki disiplin de kraliçenin salgıladığı bir madde ile sağlanır.
Kraliçe bütün hayatı boyunca yumurtlamaktan başka bir işle meşgul olmaz. Sürekli kovanın içindedir, hiç dışarı çıkmadan, baharın başlangıcından yazın sonuna kadar her gün durmadan yumurtlar. Kraliçe, kovan içinde dolaşırken bir grup işçi arı da onun etrafında kümelenir ve kraliçeyi sürekli besler, antenleri ile sıvazlar ve yalayarak temizliğini yaparlar. 
…ve erkek arılar
Her arının, çok fazla görevinin olduğu arı kolonilerindeki tek istisna, erkek arılardır. Erkek arılar, ne kovanın savunmasına, ne temizliğine, ne de besin toplamaya bir katkıda bulunurlar. Erkek arıların kovan içindeki tek fonksiyonları kraliçe arıyı döllemektir. Çiftleşme organları dışında, diğer arılarda bulunan özelliklerin hemen hemen hiçbirine sahip olmadıkları için, erkek arıların kraliçe arıyı döllemekten başka bir iş yapması da mümkün değildir. 

 

Etiketler: ari, bal-arisi, mucize, fayda, propolis, apiterapi
Ocak 31, 2021
Listeye dön
Çerez Kullanımı